DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yozgat 13°C
Sağanak Yağışlı

“STEM okulu” gibi bir toplantı

STEM; Fen (Science), Teknoloji (Technology), Mühendislik (Engineering) ve Matematik (Mathematics) kelimelerinin İngilizce baş harflerinin birleşiminden oluşmaktadır. Günümüz dünyasında uluslararası düzeyde bilinen ve küçülen dünyanın yeni yaşayış biçiminde etkin olan, hayatın her detayında görülen ve kullanılan neredeyse bütün ürünlerin ortaya çıkışında, fen bilimlerinin, teknolojik ve mühendislik geri plânın, doğrudan ya da dolaylı olarak matematiğin varlığını görüyoruz. Böyle bir hayatı doğru anlayabilmek ve nitelikli yaşayabilmek için bu boyutları bilmek gerekir. Hele de endüstri devrimlerinin yaşandığı ve ileri teknolojik ürünler ile rekabet gücü yüksek yenilikçi ürünlerin hayatın her yönünü kuşatmaya devam ettiği evrede, çok daha iyi eğitilmiş insana ihtiyaç artmaktadır.

“STEM okulu” gibi bir toplantı
26.07.2021
728

STEM ne ki, okulu olsun? Aslında çokça aşina olduğumuz bir kısaltma. Akademik çalışmalara konu edilmesine ve eğitimin pek çok kademesinde uygulanıyor olmasına rağmen eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlarda halen bilmeyenler var. Üstelik bu bilmeyenlerin sayısının oldukça fazla oranda olduğunu düşünüyorum. Duymuş olanlar veya haberi olanlar arasında da yanlış bilgi sahibi olanlar var.

STEM; Fen (Science), Teknoloji (Technology), Mühendislik (Engineering) ve Matematik (Mathematics) kelimelerinin İngilizce baş harflerinin birleşiminden oluşmaktadır. Günümüz dünyasında uluslararası düzeyde bilinen ve küçülen dünyanın yeni yaşayış biçiminde etkin olan, hayatın her detayında görülen ve kullanılan neredeyse bütün ürünlerin ortaya çıkışında, fen bilimlerinin, teknolojik ve mühendislik geri plânın, doğrudan ya da dolaylı olarak matematiğin varlığını görüyoruz. Böyle bir hayatı doğru anlayabilmek ve nitelikli yaşayabilmek için bu boyutları bilmek gerekir. Hele de endüstri devrimlerinin yaşandığı ve ileri teknolojik ürünler ile rekabet gücü yüksek yenilikçi ürünlerin hayatın her yönünü kuşatmaya devam ettiği evrede, çok daha iyi eğitilmiş insana ihtiyaç artmaktadır.

Okullarda teorik bilginin öğretilmesinde, bunun uygulamaya ve pratiğe, etkiye ve ürüne, gelişime ve yenilikçi sonuçlara yönelik nasıl kullanılabileceğinin becerilerini ve tekniklerini de kazandırmak için STEM eğitimi, iyi bir yaklaşım durumundadır. Üretim odaklılık, buluş yapma eğilimi, inovasyon gibi pek çok kavramla ilişkili olarak düşünmek mümkündür. Bu yönde bilgi ve becerileri, ileride iş hayatında da kullanabilecekleri biçimde öğrencilere kazandırabilmek için okul öncesi eğitimden yükseköğretime kadar bütüm eğitim süreçlerine katılmaya çalışılan STEM eğitimi, disiplinlerarası bir yaklaşım olarak bütün dünyada kabul görüyor ve yaygınlaşıyor.

Son on yıl içerisinde Türkiye’de de iyice yaygınlaştığını gördüğümüz STEM için FeTeMM kısaltması da kullanılmaktadır. Ancak yaygın olan şekliyle STEM ifadesi kabul görmüş gözükmektedir. Bütün derslerde hemen hemen her konuyu farklı bir uygulama alanıyla ilişkilendirerek disiplinlerarası uygulamaları ilgili branşa ait bilgi ve becerilerle alakalı biçimde öğrenciye vermek gerekiyor. Bu, çok karmaşık olmayan bir konudur. Geçmişinde köy enstitüleri tecrübesi olan bir eğitim geleneğimiz var. Yine meslek liseleri aslında yaptıkları uygulamalar ile bir bakıma STEM ile ilişkili uygulamalara aşinadır. Toplumumuzun geleneği ve kültürel yapısı ile de uyum içerisindedir. STEM çalışmalarında proje tabanlı çalışmalar da oldukça önem kazanmaktadır.

STEM konusu gelişmiş ülkelerde üzerinde hızla mesafe alınmış bir konudur. 21’inci yüzyıl becerilerinin bireylerde bütünleşik olarak bulunması gerektiği vurgulanmaktadır. Yani klasik eğitim sistemi yerine alanların birbiriyle bütünleşik yapıda olduğunun ortaya konması gerekiyor. Eğitimin her düzeyinde bu yapılabilmelidir. Gerçek ve günlük hayata dair problemlerle ilişkili biçimde ve çözüm üretmeye yönelik stratejiler ile bilginin yorumlanabilmesi öemli bir husustur. Okul öncesi eğitimden üniversitelerdeki öğretim süreçlerine varıncaya kadar, böylesi bir anlayışın daha aktif ve canlı biçimde yansıtılmasında ülke olarak fazla geç kalmamalıyız. STEM de bu anlayış içerikli bir yaklaşımdır. Yaratıcı ve hayal gücünü geliştiren bireylerin yetiştirilmesi, her bireyin kendi özellikleri doğrultusunda en üst düzeyde kendini geliştirebilmesi, zaman ve mekân kısıtlamalarından arınabilen bireyler yetiştirilmesi, bireylerin kendine özgü öğrenme teknolojilerini ortaya çıkartabilmesi, esnek olması ve kendini yenileyebilmesi, öğrenme ve insan odaklı bir eğitim sisteminin geliştirilmesi hep vurgulanmaktadır. Fakat bu yönde çalışmaların çoğaltılarak hızlandırılması gerekir.

Geçtiğimiz iki yıl içerisinde pandemi sürecinde STEM yaklaşımı ve proje konulu pek çok seminer verdim. Farklı öğretmen, öğrenci ve velilere yönelik verdiğim seminerlerde bu konulara yer verip TÜBİTAK – BİTO tarafından koordine edilen ve okullara yönelik olan destek programlarının çok uygun fırsatlar sağladığını da anlatmaya çalıştım.

Daha öncesinde Yozgat Fatma Temel Turhan Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından, 4 – 5 Kasım 2017 tarihlerinde düzenlenen “STEM ve Uygulamalarına Giriş” eğitimi benim yer aldığım ilk faaliyetimizdi. Verimli ve başarılı bir şekilde tamamlanan programın düzenlenmesinde o zamanki Merkez Müdürü Erol Özel’in özverili çabalarının rolü çok büyüktür. Kendisi yeniliklere açık birisi olup görev süresince de kurumda pek çok ilke öncülük etmiştir. İki gün süren bu etkinlikte, Kayseri’de öğretmenlik yapan STEM Türkiye Elçisi Çelebi Kalkan ile gönüllü eğitmen olarak yer aldım. Eğitimlerden yararlanan öğretmenler gibi ben de mutlu oldum.

Yine çok faydalı bir etkinlik de Sorgun İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 22 – 23 Haziran 2019 tarihlerinde “STEM ve Proje Tabanlı Uygulamalara Giriş” eğitimi olarak düzenlendi. Eğitimden farklı branşlardan 70 civarında öğretmen faydalanmıştı. Katılmak isteyen çok sayıda öğretmen olmasına karşın maalesef eğitimin etkili olabilmesi için katılımcı sayısında sınırlamaya gidilerek 190’a yaklaşan başvuru sahibi öğretmen arasından seçim yapmak zorunda kalındı. Sorgun’da nezih bir ortamda ve oldukça yüksek bir ilgiyle gerçekleştirilen ve akademik danışmanlığını üstlendiğim programın koordinatörlüğünü o zamanın İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Ekinci yaptı. Kendisi görev yaptığı süre içerisinde, ilçenin eğitimine katkı verme yönünde her zaman bizlerle iletişim içerisinde olmuş ve her fırsatı olumlu biçimde değerlendirmiştir. Sorgun’da proje faaliyetlerinin yüksek oluşunda o günlerde yapılan çalışmaların rolü olduğunu düşünüyorum. Etkinlikte Aksaray Üniversitesi’nden Doç. Dr. Hasan Özcan, Başkent Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Hakkı İlker Koştur, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nden Doç. Dr. Davut Sarıtaş ve Hakkari Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Yurdagül Boğar eğitmen olarak yer aldılar ve gönüllü olarak katkı verdiler. Her birisi çok değerli bilgiler paylaştı ve uygulama örnekleri gösterdiler. Akademik birikimlerini ve STEM alanındaki uzmanlıklarını bildiğim bu değerli akademisyenlere müteşekkiriz.

Sözünü ettiğim bu program öncesinde 21 Haziran 2019 günü, o zamanlar dekanlığını yürüttüğüm Yozgat Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nde Yozgat’ta STEM konusuna ilgi duyan öğretmenler ile bu akademisyenlerimizden bazılarını bir araya getirdim. Doç. Dr. Hasan Özcan ve Dr. Öğr. Üyesi Hakkı İlker Koştur STEM konusunda değerlendirmelerde bulundular. Buluşmada Yozgat BİLSEM ve farklı okullardan öğretmenler ile üniversiteden katılanların sorularına cevap verdiler. Keyifli ve sohbet havasında geçen tematik bir ortam oluşmuştu.

Buluşmada İstanbul’da 13-14 Haziran 2019 tarihlerinde İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Merter Kampüsünde gerçekleştirilen STEM PD Konferansı (I. Uluslararası STEM Öğretmenler Konferansı / 1st International STEM Education Conference) sonrası izlenimler ve konferans içeriğinde yaşanan başarılı sunum ve atölyelere dair bilgilerde paylaşıldı. Bu konferansa ben de katılmıştım. Benim için harikaydı. Öncesinde elim yaralanmıştı ve sargı içindeydi. Gidebilecek durumda da değildim. Buna rağmen gitmeyi tercih ettim. Biraz yorucu geçmesine karşın oldukça faydalı bulduğum bir programdı. Bu konferans benim için bir okuldu. Bu toplantıda oturum başkanlıkları da yaptım. Son derece faydalı bulduğum toplantıda, Türkiye’de fedakâr, yeniliğe açık ve idealist düşünceler ile çalışan öğretmenleri bir arada görmek beni sevindirdi. Çalışmalarını dinlerken heyecan duydum, ilham aldım. Konferansta “STEM Projelerinde Takımın Rolü” konulu bir sunum yapma imkânı da buldum ve düşüncelerimi paylaşarak katkı vermeye çalıştım. Böyle güzel bir toplantının gerçekleşmesi için çaba gösteren Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gültekin Çakmakçı ve Aksaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Özcan’ı tebrik ederim. Her ikisi de STEM konusunda tanıdığım ve akademik birikimini sahaya yansıtan isimlerin öncülerindendir.

Daha sonra kendileriyle, “Matematik ve Fen Öğretmen Çalıştayı (MaSDiV Çalıştayı)” için 7-8 Eylül 2019 tarihlerinde Yozgat Bozok Üniversitesi Sorgun Meslek Yüksekokulu’nda yine bir araya geldik. Sorgun İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün öncülüğüyle gerçekleştirilen eğitim etkinliğinde Prof. Dr. Gültekin Çakmakcı ve Doç. Dr. Hasan Özcan’ın yanı sıra Yozgat Bozok Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Emine Özgür Şen de ekipte yer aldı. Eğitime Sorgun’daki okulların yanı sıra diğer ilçelerden ve Yozgat dışındaki şehirlerden de katılım oldu. İlgi yüksekti. Toplamda 80 civarında öğretmen eğitimlerden faydalandı. Matematik ve fen öğretmenliği uygulamalarında mesleki gelişime katkı sağlamaya dönük içeriklere sahip olan MaSDiV Projesi’nin Türkiye ekibinden olan Prof. Dr. Gültekin Çakmakcı, STEM öğretmenlerine yeni bakış açıları kazandıracak yönde örnek uygulamaları etkileşimli ve aktif katılımlı bir yaklaşımla ortaya koydu. Doç. Dr. Hasan Özcan ise Matematik öğretmenliği ve Fen içerikli uygulamaların STEM yaklaşımı ile nasıl uygulamaya konabileceğini örnekler ile gösterdi. Yenilikçi anlayışın geliştirilmesine ve yaygınlaştırılmasına fırsat veren STEM yaklaşımının öğretmenler ve ilgi duyanlar tarafından doğru anlaşılmasına katkı verildiğini düşünüyorum. Sorgulamaya dayalı öğrenmeyi anlamaya, kavramaya ve uygulamaya dönük içerikle önce öğretmenlere göstermek gerekiyor.

STEM Eğitimi konusu halen ülkemizde yeterince anlaşılmış diyemeyiz. Üniversitelerde de istenen düzeyde yaygınlaşmış ve derslere uyarlanmış sayılmaz. Bizim için yeni ve üzerinde kafa yorulmaya değer bir konu olarak durmaktadır. STEM konusunda farkındalık, bilinçlenme ve etkinlik geliştirme bakımlarından yeni programlara ihtiyaç olduğu açıktır.

Bugünlerde STEM PD Konferansı’nın ikincisinin (II. Uluslararası STEM Öğretmenler Konferansı / 2nd International STEM Education Conference) hazırlığının devam ettiğini görüyor ve memnun oluyoruz. Toplantı 28-29 Ağustos 2021 tarihlerinde (www.stempd.net/turkce) Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi iş birliği ile Ürgüp Sebahat ve Erol Toksöz Turizm Meslek Yüksekokulu’nda düzenlenecek. Türkiye’nin orta yeri seçilmiş, ne kadar güzel bir yer! İlgi duyanlar için ulaşım açısından da kolay olacağını düşünüyorum. Yine okul havasında geçecek bir toplantı olacağına hiç şüphem yok. Emek verenleri kutlarım.

“STEM okulu” gibi bir toplantı için söylenecek daha pek çok şey var elbette ama burada bu yazıyı noktalamak yerinde olacaktır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.